Tolunay Kafkas’tan Okan Buruk’a Yusuf Demir tepkisi: İleri giderse…

Trabzonspor ve Galatasaray’da forma giymiş eski milli futbolcu olan ve iki yıldır Ümit Milli Takımı’nda teknik direktörlük yapan Tolunay Kafkas, Skorer TV’ye konuk oldu. Arkadaşımız Nergis Aşkın’ın sorularını yanıtlayan Kafkas, Arda Güler, Yusuf Demir ve Emirhan İlkhan ile ilgili özel açıklamalarda bulundu.

‘SOL BEK KONUSUNDA SIKINTILARIMIZ VAR’

Ümit Milli Takım’daki görevini ve şu an neler yaptığını anlatan Kafkas, “Şu anda Ümit Milli Takım olarak 2002-2003 grubu ile birlikte yeni bir hazırlık dönemi içerisindeyiz. Bu sene Dünya Kupası olması sebebi ile resmi maçlar yok. UEFA’nın ve FİFA’nın belirlediği A ve Ümit Milli Takımlar’ın bir takvimi var. Bu takvim içerisinde yeni oluşturacağımız 2002-2003 grubu ile geçen yıl biraz daha genç oyuncular ile oynamıştık. Özellikle 2003 oyuncularımız çok fazlaydı. Bu yaş gruplarında 6 ayın bile çok fark ettiği yaş grupları olduğu için şimdi elimizde 7-8 tane tecrübeli bir grup oluştu. Yeni takım oluşturacağımız yeni oyuncular ile birlikte iyi bir kadro oluşturmaya çalışıyoruz.

Mevkisel olarak baktığımız zaman elimizde fazla sayıda iyi stoperler ve iyi santraforlar var. Sol bek konusunda sıkıntılarımız var, orada bir Kazım Can var, Ahmet Gülay var, bir de Hollanda’da bir arkadaş oynuyor Ali Barak diye yetiştirebilirsek. Bir yerlerde fazlalıklar var, bir yerlerde sayısal azlığımız var, bir yerlerde fazla kalitemiz var, bir yerlerde yok. Takımı toplamaya, A Milli Takım’a çok oyuncu vermek istiyoruz. Geçen sene 12 taneye yakın oyuncu verdik. A Milli Takım havuzunu ne kadar genişletebilirsek bizim için o kadar iyi. Ümit Milli Takım’ın bir geçiş yeri olduğunu ve A milli takıma verebileceğimiz oyuncu sayısı fazlalığı ile bir çalışma periyodu içerisindeyiz” dedi.

‘ÖZEL OYUNCULAR AMA ONLARI BULMAK KOLAY OLMUYOR’

Ligimizde az sayıda olan Türk santraforlar hakkında konuşan Kafkas, “Santrforluk yaratıcılık gerektiriyor. Golcü oyuncular biliyorsunuz dünyada çok değerli. Onları her kulüp, her milli takım mum ile arar durumda. Çok elit oyuncular, özel oyuncular var ama onları bulmak kolay olmuyor. Bizim Ümit Milli Takım’a döndüğünüz zaman, Tiago Çukur, Ali Akman, Hataysporlu Bertuğ, Enis Destan, Leverkusen’den Trabzonspor’a transfer olan Emrehan Gedikli var. Onu Türk pasaportu çıkarıp takıma dahil etmek istiyoruz. 5 tane oyuncumuz var. Alanyaspor’dan Eren Can Yardımcı da var. 6 tane santrforumuz var şu anda. Bu bizim için çok büyük bir lüks. Zaten biz bunlarla çift santrafor oynuyoruz. Genelde oyun anlayışımız da eldeki oyuncuların hangisini kullanabilirim, hangisini oynatabilirim şeklinde. Onlara göre oyun sistemi içerisinde çift santrforlu oynamak istiyoruz, bunların bir sürü parametreleri var. Bizim için bir şans. Bu oyuncular süre aldığı sürece hem gelişecekler hem bize çok faydaları olacak. “ifadelerini kullandı.

‘ORADA ÖYLE BİR KAVRAM KARGAŞASI OLDU’

Kazakistan maçı sonrası verdiği röportajda “Belçika ve Danimarka seviyelerinde henüz değiliz “diye açıklamalarda bulunan Kafkas, “Kazakistan maçıydı. Aslında anlatmak istediğim cümleler, belki benim de hatam olmuş olabilir, yanlış anlaşıldı. Şunu ifade etmeye çalıştım ben de. Tabii ki yarışacağız. Yarışmadan bu iş olmaz. Adamların özellikle Belçika ve Danimarka takımında oynayan oyuncuların birçoğu Premier Lig’e transfer oldu, Onana gibi. Polonya’ya transfer olan oyuncular var. Belçika Milli Takımı ve Danimarka Milli Takımı gerçekten çok özel takımlar. Fiziksel anlamda çok iyiler. Biz ona rağmen bu grupta baktığımız zaman ikisini her iki maçta yenilmemize rağmen, bazı hocalar var efendim şöyle oldu böyle oldu, kontra ataktan gol yedik, kornerden yedik hayır. Gerçekten oyun üstünlüğü bizde olan bir oyun anlayışına sahibiz fakat hayat gibi futbol da bir sonuç. Sonuç alamadık bu sonucu alamadığımız zaman fiziksel parametreler girdi.

‘ALGI HEPSİNİN ÖNÜNE GEÇMİŞ DURUMDA’

Taktiksel anlamda belki hepsi ile çok daha iyi durumdayız, daha iyi mücadele ettik, daha iyi bir oyun kurduk ama fiziksel anlamda bazı sıkıntılar çektik. Şimdi iki tane önemli konu var. Ben bunu her seferinde altını kalın çizgiler çekerek söylüyorum. Genç oyuncu gelişimi, antrenör eğitimi. Önce çocuklarımıza çok şey vereceğiz ve ondan sonra da çok şey isteyeceğiz. Türkiye Futbol Federasyonu var olduğundan beri ve Avrupa ve Dünya Şampiyonlarına katıldığımızdan beri Ümit Milli Takım sadece bir kez Avrupa Şampiyonası’na katılmış. Bu çok vahim bir tablo. Ben orada şikayet etmek anlamında söylemedim, birtakım tespitleri ve gerçekleri söyleyip bir an önce yola koyulmanın zamanı geldiğini ve geçtiğini ifade etmeye çalıştım. Bu da çevreler tarafından başka türlü algılandı. Artık olgu ikinci planda. Algı hepsinin önüne geçmiş durumda. Onun için biz de kullandığımız kelimeleri daha da seçici, daha açıklayıcı bir şekilde ifade etmemiz lazım. Orada öyle bir kavram kargaşası oldu işin açıkçası. Tabii yanlış anlamak isteyen insanlar da bunu alıp bir yerlere getirdiler. Bu bizim işin bir parçası ama ben içerisinde bulunduğumuz durumu ve bu insanlar ile yarışabilmek için bu iki parametreye çok önem vermek gerektiğimizin altını tekrar çizmek istiyorum” dedi.

‘BU YAPI HOCA ÇIKARIR, YÖNETİCİ ÇIKARIR, HAKEM ÇIKARIR’

Yurt dışına giden genç oyuncular hakkında konuşan Tolunay Kafkas şu ifadeleri kullandı: “Bir model var Türkiye’de. Ben bu modeli eleştirmiyorum ama doğru bulmuyorum. Model şu, bir yerlerden oyuncuları alırsınız gelirsiniz, bir takım oluşturursunuz bununla yarışırsınız. Bu bir modeldir. Türkiye’de 40 yıldır bu işin içerisindeyim, bu şekilde yapılıyor. Ben ona altyapı demiyorum alt, üst, orta yapı olmaz. Genç oyuncu gelişim merkezi diyorum ve akademi diyorum. Tekrar bir şeyi keşfetmenin bir anlamı yok. Bizim konuştuğumuz futbol, evrensel bir iş. Müzik gibi sanat gibi. Bunlar evrensel olduğu için belli de ortak değerleri var. Bunlar şunu istiyor en basit anlamda, bir kere çaba istiyor, emek istiyor, gayret istiyor ve en önemlisi bir süreç istiyor. Futbolun en zor tarafı sürdürülebilir bir yapı kurmak. Benim birinci bahsettiğim model devamlı sirkülasyonun olduğu oyuncu grubunun, hoca grubunun gidip geldiği bir yapı var. Türkiye bunu benimsemiş durumda. Ben de tam aksini savunuyorum. Yapının sürdürülebilir olması için mutlaka akademi modelinin olması lazım. Akademi olursa ne olur? Bu çok geniş kapsamlı bir kavram. Bunun teknik açılımı var, psikolojik açılımı var, çocuklar için pedagojik açılımı var. Bunlar devam etmesi lazım. Kulüp başkanlarından, hocalarından ayrı bir yapıda devam etmesi lazım ki bu yapı hoca çıkartır, yönetici çıkartır, hakem çıkartır, çok şeyler çıkartır bunun içerisinden. Biz bu yapıyı maalesef benimsemiyoruz.

‘AJAX, AHMETCAN’I 60-70 MİLYON EUROYA SATARIM DİYE TRANSFER EDİYOR’

Böyle bir durumumuz var. Ben birinci anlattığım modeli doğru bulmuyorum, ikinciyi buluyorum. Çünkü ülkenin şartları, ülkenin durumu tam aksine üretmemiz gereken bir yapıya dönüldü. Oyunculara gelince de tabii oyuncuların adına ben bir şey söylemem çok doğru değil ama benim gördüğüm benim anladığım, yurt dışına gitmeyi daha doğru buluyorlar. Bu oyuncuların birçoğu yurt dışına gider ve genç milli takımların ve Ümit milli takımın çerçevesinde gidiyor. Çünkü uluslararası seviyede oynandığı için çok scout geliyor. Çok seyrediyorlar. Avrupalılar şöyle yapıyor. Bir oyuncuyu alıyorlar. Onun aldığı o oyuncu 18 yaşında verdiği parayı tutarsa zaten ben hem takımım faydalanır uzun zaman içerisinde, hem de ben bu oyuncuyu satarım modunda alıyorlar. Giden oyuncuların hepsi gerçekten üst düzey oyuncular. Emirhan, Ahmet, Ömer Faruk Beyaz, Ahmetcan Kaplan üst düzey oyuncular. Ajax kulübü 9.5 Milyon Euro para veriyor. En az 60-70 milyon euroya satarım diye bu adamı transfer ediyor. Bunun için bizim de üretebileceğimiz altyapımız, altyapıdan çıkarabileceğimiz bir mekanizma ve satacağımız oyuncular ile en azından çok büyük bir ekonomik gelir elde edersiniz ama bu çok zor bir iş. Bu insanlar söylediğim gibi çok emek harcıyorlar ve belli bir miktar para harcıyorlar bu akademilere. Sonuçta bu işin sürdürülebilir bir yapı oluşturuyorlar.”

‘ARDA’NIN FENERBAHÇE’DE SÜRE ALMASI LAZIM’ 
Arda Güler hakkında konuşan deneyimli teknik adam, “Arda çok önemli bir oyuncu. Ben şöyle benzetiyorum bazı oyuncuları. En değerli taş pırlantadır ama bu pırlantayı doğru şekillendirmek için özel insanlara ihtiyaç var. Bizim elimizde Emirhan gibi çok önemli oyuncu var. Ben onu da atlamak istemiyorum. Doğru planlamak lazım, doğru yönlendirmek lazım ve doğru yönetmek lazım süreçleri. Çok erken bazı şeyler için. Oyuncunun genci yaşlısı olmaz, iyisi kötüsü olur. Onun için oynayabiliyorsa her yerde oynaması lazım. Fenerbahçe’de oynaması lazım gerekirse A Milli Takım’da oynaması lazım. Arda Ümit Milli Takımı’nda olacak. Buradan sizin aracılığınızla söyleyeyim. Fenerbahçe’de aldığı süreye de dikkat etmek lazım. Çok az oynayıp da hemen bir şey yapmayı ben çok doğru bulmuyorum işin açıkçası “dedi.

‘GAYET İYİ BİR İLİŞKİMİZ VAR’
Stefan Kuntz ile aralarındaki iletişim hakkında konuşan Kafkas, “İyi bir iletişimimiz var. Kendisi medeni bir insan. Gayet iyi, düzgün ilişkimiz var. Üzerimize düşeni yapıyoruz. Hangi oyuncuyu alacağız, hangi oyuncuyu vereceğiz. Zaten bu diyalog olmak zorunda. A ve Ümit Milli Takım arasında başka bir şeyin söz konusu olması mümkün değil. Gayet iyi bir ilişkimiz var” dedi.

‘BU ÇOCUKLAR DA BİZİM’
Yurt dışında yaşayan Türk futbolculara daha çok rağbet edilmesi hakkında konuşan Kafkas şu ifadeleri kullandı: “Çok korkunç bir yanlış algı var. Şimdi oyuncuların biraz önce bahsettiğim gibi iyisi var kötüsü var. Yurt dışında olan oyuncuların aldıkları eğitim, oynadıkları lig, gelişimleri biraz önce söylediğim gibi bizimkilerden daha iyi. Bu çocuklar da bizim. Bu insanların birçoğu buralardan yurt dışına çalışmak için gitmiş. Gurbetçi, Almancı gibi laflarda bana saçma sapan gelen konuşmalar. Oraya ekonomik şartlar sebebiyle gitmiş, orada zor şartlar altında çalışan ailelerin çocukları bu isimler. Biz bunlara bakmayıp kime bakacağız?

‘YUSUF DEMİR İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPTIK’
Galatasaray’ın Rapid Wien’den aldığı 19 yaşındaki futbolcu Yusuf Demir hakkında konuşan Kafkas, “Yusuf ile ilgili özellikle genç milli takımlarda gerekli girişimleri, ben isim de vererek söyleyeyim, Nedim hoca, Güngör hocamız ilgilendik. Biz kendisini davet ettik, elimizde yazılar var. Bunu konuşurken dikkatli konuşmak lazım. Ben Ümit Milli Takım teknik direktörü olduğum zaman Yusuf Demir, Avusturya Ümit Milli Takımı’nda forma giymişti. Bizim Yusuf Demir’i Ümit Milli Takımı’na almamız söz konusu değildi prosedür gereği. Yusuf Demir bir tercih yapması gerekiyordu A Milli Takım için. Ya bizi seçecekti ya da Avusturya Milli Takımı’nı. Aralara başka insanlar girip başka şeyler söylediği zaman işin boyutları başka tarafa gidiyor. Okan Buruk benim arkadaşım. Kullandığı kelimeleri bilerek konuşmak lazım bu işlerde bu kadar söyleyeyim.

‘İLERİ GİDERSE CEVABINI VERİRİM’

İleri giderse onun da cevabını ben veririm. Çünkü buradaki genç milli takım hocaları ve biz çok emek sarf ediyoruz ve az imkanlar ile bu işi yapmaya çalışıyoruz. Onun için doğru konuşmak, doğru bilgiler vermek lazım. Ben saygı duyuyorum. Yusuf Demir Avusturya Milli Takımı’nı seçmiş olması onun tercihi ama biz Yusuf Demir ile ilgili gerekli özeni gösterdiğimizi düşünüyorum Hoffenheim’da çok önemli bir oyuncu var. O da Alman milli takımlarında oynuyor. Kendisiyle gidip konuşacağım. Gelmesi için elimden geleni yapacağım. Yusuf Demir ile ilgili hocaların bana söylediği eksik bırakılmış bir şey yok. Başka oyuncular konusunda belki olmuş olabilir ama Yusuf Demir için elimizden geleni yaptık” dedi.

‘İŞ YAPAN İNSAN ELEŞTİRİLİR’
Kendisine gelen eleştiriler hakkında konuşan Ümit Milli Takım Teknik Direktörü Tolunay Kafkas, “Biz bir iş yapıyoruz. İş yapan insan eleştirilir. Eleştiri demek insanların doğru ve yanlışlarını ortaya koymak demektir. Ben yanlış yaptığım şeylere bakarım. Bu, benim özelliklerimden bir tanesidir. Hatayı önce kendimde ararım. Bizler bir tercih yapıyoruz. Oyun sistemine göre, planlamaya göre, oyuncunun durumuna göre, performansına göre. Bazı oyuncular, bazılarının önüne geçiyor. Biz bir oyuncu grubu ile devamlı çalışmıyoruz. Bu oyuncu grupları ile belli takvim içerisinde çalışıp, ona göre takip ediyoruz. Formda olan oyuncuları veya kalite ile performansı birbirinden ayırırım. Kaliteli oyuncuları devamlı süre almasa da buraya çağırmaya, oynatmaya gayret ederim ve benim amacım A milli takım forması giyebilecek oyuncular ile burada mücadele etmek.” dedi.