İbre şirketlere döndü talep gelse de yetersiz olur

Döviz hesaplarının TL mevduata dönüşüm esaslarında değişiklik yapıldı. Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre şirket ve kurumlar da artık döviz ve altın hesabını TL mevduata dönüştürebilecek. Tüzel kişiler 6 ay veya bir yıl vadeli TL mevduat hesabı açabilecek. Son yılların en büyük değer kaybı sonrasında TL’yi destekleme adına getirilen Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarının büyüklüğü 107 milyar TL’nin üzerine çıksa da, bireylerin yüksek enflasyon ve belirsizlik nedeniyle döviz bozdurarak yeni sisteme geçişi oldukça düşük kaldı. Sisteme geçiş daha çok TL hesaplardan gerçekleşince ve bireylerin döviz hesaplarından yana beklenti tutmayınca ibre kurumsal hesaplara döndü.

PARAYI 6 AY BAĞLAMAZLAR

Ancak reel sektörün gerek ithalat talebi gerekse döviz borçları için ihtiyaç duyduğu nakdi 6 ay ya da 1 yıl için mevduata bağlamaları mümkün görünmüyor. Nitekim mevcut döviz ve altın mevduatlarının vadelere göre dağılımı incelendiğinde de döviz mevduatında 6 ay ve üzeri vadelerin toplamdan yüzde 2 pay, altın mevduatının ise yüzde 4.4 pay aldığı görülüyor. Şirketlerin döviz mevduatlarının yüzde 98’i vadesiz ve 6 aydan kısa vadeli hesaplarda tutuluyor.

DÖVİZİN %41’İ VADESİZDE

Merkez Bankası verilerine göre 31 Aralık itibarıyla tüzel kişilerin 90 milyar dolar değerinde döviz hesabı bulunuyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ise Kasım 2021 itibarıyla tüzel kişilerin 6 ay veya 1 yıl vadeli döviz tevdiat hesaplarında 1 milyar 673 milyon dolar değerinde döviz bulunduğunu gösteriyor. Döviz mevduatın yüzde 41.4 vadesiz hesaplarda, yüzde 56.6’sı ise bankaların 6 aydan kısa vadeli hesaplarında tutuluyor. Dolayısıyla, şirketlerden talep gelse de toplam döviz arzı ve talebi üzerinde herhangi bir pozitif veya negatif etki yaratması beklenmiyor.

İthalat ve borçları için dövize yöneliyorlar

■  Şirketlerin döviz pozisyonlarının çok önemli oranda ithalat talebi ve döviz borçlarıyla alakalı olduğunu belirten Tera Yatırım Başekonomisti Enver Erkan, şirketlerin açık döviz pozisyonlarını korumak amacıyla hedge amaçlı işlemler yapabildiklerini, kendi nakit akışlarını doğal yolla yönetmek adına da gerekli miktarda dövizi borç ödemesi veya ithalatlarını karşılamak amaçlı olarak temin ettiklerini söyledi. Dolayısıyla şirketler için spekülatif bir talepten bahsedilemeyeceğini ifade eden Erkan “Bireysel tarafta döviz talebi ise daha çok kur ve enflasyondan korunma amaçlı olarak gerçekleşmektedir” dedi.

 

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.